İran’ın savunma stratejisinde gemi savar füzeler, deniz caydırıcılık gücünün omurgasını oluşturmaktadır. Küresel ölçekte stratejik öneme sahip Fars Körfezi ve Umman Denizi’nin kendine özgü coğrafyasına odaklanan İran, denizin derinliklerinde ve farklı menzillerden deniz hedeflerini etkisiz hâle getirebilecek sistemlerin geliştirilmesine özel önem atfetmektedir.
Bu kabiliyetler, temelde gemi savar seyir füzeleri ve gemi savar balistik füzeler olmak üzere iki ana kategoride sınıflandırılmaktadır.
Gemi Savar Seyir Füzeleri; Kıyı Savunmasından Taktik Taarruza Üç Katmanlı Yapı
1. Nasr Füzesi (Menzil: 35 km)

Nasr, İran’ın geliştirdiği en kısa menzilli gemi savar füze sistemidir. 350 kilogram ağırlığında ve 3,5 metre uzunluğunda olan bu füze, ağırlıklı olarak süratli hücum botları ve deniz helikopterleri için tasarlanmıştır. İlk kez Vahdet‑87 tatbikatında test edilmiştir. Yakın mesafe deniz çatışmalarında ve küçük ile orta ölçekli hedeflere karşı kullanılmaktadır.
2. Noor Füzesi (Menzil: 120 km)
Noor, İran tarafından tersine mühendislik yoluyla geliştirilen ilk seyir füzesidir ve 1990’lı yıllardan bu yana donanma envanterinde yer almaktadır. Turbojet motorlu, ses altı hızda uçan bu füze; aktif radar ve ataletsel güdümün birleşiminden oluşan karma bir yönlendirme sistemine sahiptir. 5 metrenin altındaki çok alçak irtifada uçabilme kabiliyeti, düşman savunma sistemleri tarafından tespit edilmesini son derece zorlaştırmaktadır. Harp başlığı 165 kg, toplam ağırlığı ise 715 kg’dır.
3. Gader Füzesi (Menzil: 200–300 km)

Noor füzesinin geliştirilmiş bir versiyonu olan Gader, daha büyük gövdesi ve uzatılmış menziliyle öne çıkmaktadır. Velayat‑90 tatbikatında tanıtılmıştır. GPS ve ataletsel güdüm sistemleri sayesinde elektronik harp koşullarında yüksek isabet oranı sunmakta ve Fars Körfezi’nde İran’ın kıyı savunmasının temel unsurlarından biri olarak görev yapmaktadır.
4. Kevser Füzesi (Menzil: 120–200 km)

Çin yapımı TL‑10 füzesinin teknolojik altyapısı temel alınarak geliştirilen Kevser, gelişmiş elektronik karşı‑karşı tedbir (ECCM) yeteneklerine sahiptir. Kowsar‑1, Kowsar‑2 ve Kowsar‑3 olmak üzere üç farklı versiyonu bulunmaktadır. Füze; kıyı konuşlu sistemlerden, savaş gemilerinden ve hava platformlarından fırlatılabilmektedir.
Ebu Mehdi Seyir Füzesi
Ebu Mehdi, İran Savunma Bakanlığı Havacılık ve Uzay Sanayii Kurumu tarafından geliştirilen uzun menzilli bir deniz seyir füzesidir. Seri üretime geçilmesinin ardından İran Ordusu Donanması ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’ne teslim edilmiştir.
Bu füze; sabit ve mobil platformlardan fırlatılabilmekte, muhripler dâhil olmak üzere her tür deniz hedefini imha edebilmektedir. Gelişmiş güdüm ve seyrüsefer sistemi sayesinde uçuş sırasında hedefin nihai konumunu güncelleyebilme kabiliyetine sahiptir.

Ebu Mehdi sistemi, son derece kısa sürede hazırlık ve ateşleme yapabilmekte; farklı rotalardan, kısa zaman aralıklarıyla aynı hedefe birden fazla füze fırlatılmasına imkân tanımaktadır. Bu sayede füzeler hedefe eş zamanlı olarak ulaşabilmektedir. Füzenin 1.000 kilometreye varan menzili, İran’ın deniz savunma derinliğini geçmişe kıyasla birkaç kat artırmış ve stratejik açıdan kritik bir eşik oluşturmuştur.
Ayrıca sistem; çok alçak irtifa uçuşu, düşman elektronik harp unsurlarına karşı dayanıklılık, azaltılmış radar izi ve uçuş rotası planlamasında yapay zekâ destekli yazılımlar gibi ileri teknolojik özellikler barındırmaktadır.
Gemi Savar Balistik Füzeler; Deniz Harbinde Stratejik Dönüşüm
1. Halic‑e Fars Füzesi (Menzil: 300 km)
Halic‑e Fars, İran’ın geliştirdiği ilk gemi savar balistik füzedir ve Fateh‑110 füzesinden türetilmiştir. Hedefe Mach 3 hızla ulaşabilen bu sistem, terminal safhada elektro‑optik (EO) güdüm kullanarak hareketli deniz hedeflerini vurabilmesiyle klasik balistik füzelerden ayrılmaktadır.
2. Zülfikar Basir Füzesi (Menzil: 700–1000 km)
Zülfikar füzesinin deniz versiyonu olan Zülfikar Basir, 2020 yılında Devrim Muhafızları tarafından tanıtılmıştır. 700 kilometrenin üzerindeki menzili ve gelişmiş optik güdüm sistemi sayesinde, Umman Denizi ve Kızıldeniz’in bazı bölgeleri de dâhil olmak üzere stratejik mesafelerdeki deniz hedeflerini vurabilme kabiliyeti sunmaktadır. Bazı İranlı kaynaklar menzilinin 1.000 kilometreye kadar ulaştığını belirtmektedir.
Temel Kabiliyetler
Çok alçak irtifa uçuşu: İran seyir füzeleri 5 metrenin altındaki irtifalarda uçabilmekte, bu da gemi radarları tarafından tespit edilmelerini son derece zorlaştırmaktadır.
Elektronik harbe dayanıklılık: Kevser ve Gader gibi sistemler, ECCM yetenekleri sayesinde yoğun elektronik harp ortamlarında dahi etkinliklerini koruyabilmektedir.
Çoklu fırlatma platformları: Füzeler; kıyı üslerinden, suüstü gemilerinden, denizaltılardan (örneğin Fatih sınıfı), süratli botlardan ve helikopterlerden ateşlenebilmektedir. Bu durum “sürü gücü” (swarm) stratejisini güçlendirmektedir.
Karma güdüm sistemleri: Ataletsel, GPS, aktif radar ve bazı durumlarda terminal safhada optik güdüm sistemlerinin birlikte kullanılması, farklı harp koşullarında hedefleme hassasiyetini artırmaktadır.
Stratejik Değerlendirme
İran’ın gemi savar füze envanteri; kısa, orta ve uzun menzilli sistemlerin entegrasyonu sayesinde Fars Körfezi ve Umman Denizi’nde çok katmanlı bir “ateş kuşağı” oluşturmuştur. Bu yapı, düşman deniz unsurlarının bölgeye nüfuz etmesini son derece maliyetli hâle getirmektedir.
Söz konusu kabiliyetler; küçük denizaltılar, deniz mayınları ve süratli hücum botlarıyla birlikte İran’ın “yaygın güç” (distributed power) stratejisini tamamlamaktadır. Bu stratejinin temel amacı, Hürmüz Boğazı’nda ileri teknolojiye sahip deniz kuvvetleri için belirsizlik yaratmak ve operasyonel maliyetleri yükseltmektir. Bununla birlikte, bu sistemlerin nihai etkinliği, modern savunma sistemlerine karşı gerçek muharebe koşullarında yapılacak sınavla netlik kazanacaktır.

yorumunuz